Çin’de anayasa değişikliği onaylandı: Tek adama doğru mu? |                                       Çin’de anayasa değişikliği onaylandı: Tek adama doğru mu? – MİSAK- Millî Strateji Araştırma Kurulu
MİSAK logo

_______11.03.2018_______

Çin’de anayasa değişikliği onaylandı: Tek adama doğru mu?

Konuralp Ercilasun

Çin Ulusal Halk Kongresi 5 Martta toplandı. Toplantı 20 Marta kadar sürecek. 13. Kongre üyeleri 5 yıl görev yapacaklar, ancak fiili olarak tıpkı bu yıl olduğu gibi sadece Mart aylarında iki hafta toplanacaklar. Kongredeki halk temsilcileri nüfusa oranlı olarak seçiliyorlar, bu sebeple sabit bir üye sayısı olmuyor. 13. Kongre için 2980 temsilci Pekin’de toplandı. Çin haber ajansı, Kongre üyelerinden 438’inin azınlıklardan olduğunu ve 55 azınlığın hepsinden temsilci bulunduğunu yazdı.[1] Toplanma sürelerinden anlaşılacağı gibi bu kalabalık Kongrenin fonksiyonu genellikle törensel olmaktadır. Tartışmalar ve planlamalar Kongre toplanmadan birkaç ay önce başlamakta ve kararlar alınmaktadır. Nitekim bu yılki Kongrenin Batı dünyasında ilgi uyandırmasının sebebi önemli Anayasa maddeleri için değişiklik tekliflerinin hazırlanmış olmasıdır. Teklif bugün Ulusal Halk Kongresinde oylandı ve herkesin beklediği gibi onaylandı. Halk Kongresinin işleyişine örnek olması bakımından bu oylamanın sonuçlarını yazalım:

Kullanılan oy: 2964

Kabul: 2958

Red: 2

Boş: 3

Geçersiz: 1[2]

Bu yılın önemli konusu Anayasada yapılan bu değişikliklerdir. Çünkü bu değişiklikler Deng Şiaoping’in oturtmuş olduğu sistemde önemli bir dönüşüm yaratacaktır.

Şi Düşüncesi ve Çin’in Büyük Yeniden Dirilişi

Yirmi bir maddelik değişiklikte öne çıkan konulardan bir tanesi Şi’nin adının Anayasanın giriş bölümüne yazılacak olmasıdır. Anayasanın giriş bölümünde Marksizm-Leninizm ile beraber Maoizm ve Deng Teorisinden bahsedilmekteydi. Mao ve Deng, devrimci liderler, yani bir nevi yeni Çin’in kurucu babalarıydı. Ayrıca Deng, ülkeyi iç ve dış sarsıntıların olduğu bir sırada yeni yönetim prensipleri getirmiş ve SSCB’den sonra yıkılma baskısını atlatmıştı. İşte Şi’nin adı ve düşüncesi böylesine önemli bir yere iliştirilecektir. Teklifle girişteki yedinci paragraf aşağıdaki şekli aldı. Paragrafta değişen ibareleri alt çizgi ile gösterdim:

“Çin’in yeni demokratik devriminin ve sosyalist yolunun başarısı ÇKP önderliğinde Marksizm-Leninizm ve Maoizm’in ışığında doğruya bağlılık, yanlışı düzeltme ve birçok zorluğun üstesinden gelme yoluyla Çin’deki bütün milliyetler tarafından sağlanmıştır. Ülkemiz uzun bir süre sosyalizmin başlangıç aşamasında olacaktır. Devletin temel görevi çabalarını Çin tipi sosyalim yolunda sosyalist modernizasyona yoğunlaştırmasıdır. Marksizm-Leninizm, Maoizm, Deng Şiao-ping Teorisi, ‘Üç Temsil’ düşüncesi, bilimsel ilerleme anlayışı ve Şi Cinping’in Yeni Dönem Çin Tipi Sosyalizm düşüncesi ışığında her milliyetten Çin halkı demokratik halk diktatörlüğüne, sosyalist yola, reforma ve dışa açılmaya bağlı kalacak, istikrarlı bir şekilde sosyalist kurumları ilerletecek, sosyalist pazar ekonomisini ve sosyalist demokrasiyi geliştirecek, sosyalist hukuk yolunu ilerletecek, yeni gelişme fikriyle özgüvenli ve çalışkan bir şekilde ülkenin sanayi, tarım, millî savunma ile bilim ve teknolojisini adım adım modernleştirecek; maddi, siyasi, manevi, sosyal ve ekolojik kültürü ahenkli bir şekilde ilerletecek, ülkemizin müreffeh, güçlü, demokratik, medeni, ahenkli, güzel modern sosyalist güçlü ülke olmasını sağlayacak ve Çin milletinin büyük yeniden dirilişini gerçekleştirecektir.[3]

Böylece Şi Cinping’in “Yeni Dönem Çin Tipi Sosyalizm Düşüncesi” anayasaya yazılmakla kurucu bir unsur hâline geldi. Batı basınında en çok dikkat çeken değişikliklerden biri bu olurken paragrafın sonu üzerinde pek durulmamıştır. Halbuki teklifin diğer maddelerindeki bazı eklentilerde de yer alan “Çin milletinin büyük yeniden dirilişi” ibaresi Şi’nin kendisi kadar, hatta belki ondan da çok dikkat çekicidir. Bu ifade Çin tarihine de bir gönderme gibi görünmektedir. Çin kaynakları M.Ö. 8. Yüzyıl olaylarını anlatırken uzun bir süre bozkırdan gelen akınlara maruz kaldıktan sonra karşı saldırıya geçtiklerini ve başarı kazandıklarını, sonra da bu dönemi “yeniden diriliş” olarak adlandırdıklarını yazarlar.[4] Çok eski bir tarihe atıf yapan bu ibare Çin’in, bugüne kadar sürdürdüğü düşük profilli siyaset yönteminden yavaş yavaş vazgeçme eğiliminde olduğunu düşündürüyor. Nitekim girişteki onuncu paragraf da aşağıdaki şekli aldı:

“Sosyalizmin kurulması işçi, çiftçi ve entelektüellere ve birleşebilecek bütün güçlerin birleşmesine dayanmalıdır. Uzun süreli devrim, kurma ve reform sürecinde artık ÇKP’nin önderliğinde, bütün sosyalist emekçileri, bütün sosyalizm kurucularını, bütün sosyalizm koruyucusu vatanseverleri, anavatan birliğini koruyan ve Çin milletinin büyük yeniden dirilişi için çalışan bütün vatanseverleri kapsayan çeşitli demokratik partilere ve kitle örgütlerinin katılımına dayanan geniş bir vatansever birleşik cephe oluşmuştur. Bu birleşik cephe sağlamlaşmaya ve gelişmeye devam edecektir. Birleşik cepheyi geniş bir şekilde temsil yeteneğine sahip ve bugüne kadar önemli bir tarihî rol oynayan Çin Halk Siyasi İstişare Konferansı, bugünden itibaren de ülkenin siyasi ve sosyal hayatında, yurtdışı dostlukları geliştirmede ve sosyalist modernleşme ile ülke birlik ve beraberliğini koruma mücadelesinde daha da önemli rol oynayacaktır. ÇKP’nin önderliğinde çok partili işbirliği ve siyasi istişare sistemi uzun süre var olacak ve gelişecektir.”[5]

Görüldüğü gibi “Çin milletinin büyük yeniden dirilişi” ifadesi buraya da eklenmiştir. Girişteki eklemelerde diğer dikkat çeken bir unsur çevreci vurgunun yapılmış olmasıdır. Bu vurgu Şi’nin Yeni Dönem Çin Tipi Sosyalizminin unsurlarından biridir. Girişin sonunda on ikinci paragrafta da yine yorumlanmaya değer bir değişiklik vardır:

“Çin devrimi, kuruluşu ve reformunda başarı dünya halklarının desteğinden ayrı düşünülemez. Çin’in geleceği dünyanın geleceği ile yakından ilişkilidir. Çin, bağımsız bir dış politika yürütmektedir. Egemenlik ve toprak bütünlüğüne karşılıklı saygı, saldırmazlık, içişlerine karışmama, eşit ortak çıkarlara, barış içinde bir arada yaşama prensiplerine, barışçıl gelişme yoluna ve karşılıklı çıkarlar ile birlikte kazanma stratejisine bağlı olarak diğer ülkelerle diplomatik ve ekonomik ilişkisi ile kültürel alışverişi geliştirir; insanlığın ortak kaderi için çalışır. Çin, istikrarlı bir şekilde emperyalizme, hegemonizme ve sömürgeciliğe karşıdır; diğer ülke halklarıyla birliği güçlendirmek için çalışır. Baskı gören milletleri ve gelişmekte olan ülkeleri millî bağımsızlık kazanma, koruma ve millî ekonomilerini geliştirme yönündeki haklı mücadelelerini destekler. Dünya barışını korumak için mücadele eder ve insani gelişimi destekler.”[6]

Burada Çin’in diplomatik anlayışının unsurlarının birer birer sayıldığı görülmektedir. Dikkate değer nokta, Soğuk Savaş sonrası başta ABD olmak üzere bazı güçlü ülkeler artık bu prensiplere göre hareket etmiyorken Çin’in şimdiye kadar bu prensiplere sıkı sıkıya bağlı kalması ve bu sayede özellikle Asya’da büyük zemin kazanmış olmasıdır. Değişiklik açısından bakarsak paragrafa “insanlığın ortak kaderi için çalışır” ifadesinin eklenmesi önemlidir. Bu ifadeyi yeniden diriliş ile bir arada düşünmek ve Çin siyasetinin artık küresel bir iddiaya doğru yol aldığını tespit etmek gerekir.

Komünist Parti Önderliğine Bir Vurgu Daha

Giriş bölümünden sonra yine Batı dünyasında pek kimsenin dikkatini çekmediğini düşündüğüm önemli bir değişiklik birinci maddedir. Maddenin tek cümlelik ikinci paragrafına bir cümle daha eklenmiştir:

“Sosyalizm Çin Halk Cumhuriyetinin temel sistemidir. Çin Komünist Partisi’nin önderliği Çin tipi sosyalizmin en belirgin özelliğidir.”[7]

Yukarıdaki paragraflarda da görüldüğü gibi Anayasanın Giriş kısmında Çin Halk Cumhuriyetinin, Çin Komünist Partisi’nin liderliği altında olduğu zaten belirtilmekteydi. Giriş’in tamamını düşünürsek Parti’nin bu liderlik vasfı zaten birkaç kere zikrediliyordu. Ancak bu yeterli gelmemiş olacak ki Anayasanın birinci maddesinde de bu olgunun katmerleştirilmesi düşünülmüş.

Bunun yanında diğerleri arasında sönük kalsa da Devlet Denetleme Komitesi adıyla yeni bir birimin kurulması ve bu komitenin Devlet Yapısını oluşturan sekiz temel birimden biri hâline gelmesi önemlidir. Öyle ki aslında 21 maddeden oluşan değişiklik teklifinin maddelerinin çoğu bu yeni birimin gerektirdiği düzeltme ve düzenlemelerle ilgilidir. Diğer bir önemli nokta Anayasaya bölge ve şehir halk kongreleri ile ilgili bir paragrafın eklenmesidir.[8]

Sınırsız Süresiz Başkan ve Millî İrade

ABD Başkanı Trump da dâhil olmak üzere bütün dünyada yankı uyandıran ise Devlet Başkanlığının ilgili maddesinde yapılacak değişikliktir. Söz konusu maddenin üçüncü paragrafının orijinal hâli şu şekildeydi:

“Çin Halk Cumhuriyeti Başkan ve Başkan Yardımcısının görev süresi Halk Kongresinin görev süresi ile aynıdır ve art arda iki kereden fazla görev yapamazlar.[9]

Bu paragrafta altı çizili kısmın üstü çizilerek madde şu hâle geldi:

“Çin Halk Cumhuriyeti Başkan ve Başkan Yardımcısının görev süresi Halk Kongresinin görev süresi ile aynıdır.”[10]

Böylece Deng zamanında konmuş kurallardan iki dönem sınırlaması ortadan kalkmaktadır. Bu durumun Başkan’ı Parti’nin önüne geçireceği endişeleri vardır. Ancak Politbüro üyesi Wang Cın bu değişikliği şöyle açıklamaktadır:

“Bu seferki istişarelerde ve en temel düzeyde yapılan anketlerde görüldü ki birçok bölge, bakanlık ve parti üyesinin ortak seslendirdikleri düşünce anayasadaki başkanlık süresi ile ilgili kısıtlamaların değiştirilmesi idi. Partinin 18. dönem toplantılarında ve 19. büyük kongresi açıldığı sırada üyelerin bu yöndeki talepleri çok güçlü idi. Herkes düşünmektedir ki şu anda parti tüzüğünde Merkezî Teşkilat Sekreteri ve Parti Askerî Komitesi Sekreteri ile Anayasada Çin Halk Cumhuriyeti Merkezî Askerî Komisyonu Sekreteri için hiçbirinde art arda iki kereden fazla seçilemez ibaresi bulunmamaktadır. Anayasanın devlet başkanlığı ile ilgili kuralının da bu şekilde düzenlenmesi Şi Cinping yoldaş merkezli Parti merkezî gücünü koruyacak ve liderlikteki birliği arttıracaktır; ülke liderlik mekanizmasının daha iyileştirilmesi ve güçlendirilmesi açısından da faydalı olacaktır.”[11]

Wang Cın’ın açıklamalarından adeta bu değişiklik Şi Cinping tarafından istenmemiş gibi bir hava doğmaktadır. Yani bir halk iradesi havası vardır açıklamada. Ayrıca devletin başka üst makamlarında bu sınırlamanın olmaması da bu değişikliği meşrulaştırıcı bir unsur olarak kullanılmaktadır. Ancak açıklamanın sonuna doğru ismen Şi Cinping’den bahsedilmesi ve hatta onun merkeze konması bir tek adam düşüncesini çağrıştırmaktadır. Trump’ın buna tepkisi de göstermektedir ki tek adamlık eğilimi bulaşıcıdır; ancak atalarımız boşuna danışan dağı aşmış, danışmayan düz yolda şaşmış dememişler. Hadi daha Osmanlı Türkçesi ile söyleyelim: “Müsademe-i efkardan barika-i hakikat doğar” sözümüz bile tek adamlığın pek de özenilecek bir durum olmadığını hatırlatır.

 

 

[1] 2980名十三届全国人大代表的代表资格确认全部有效 具有广泛代表性http://www.xinhuanet.com/2018-02/24/c_1122448912.htm

[2] Xi Jinping cleared to stay on as China’s president with just 2 dissenters among 2,964 votes http://www.scmp.com/news/china/policies-politics/article/2136719/xi-jinping-cleared-stay-president-chinas-political#comments

[3](受权发布)中国共产党中央委员会关于修改宪法部分内容的建议http://www.xinhuanet.com/2018-02/25/c_1122451187.htm

[4] Han Şu, 3744; Ayşe Onat – Sema Orsoy – Konuralp Ercilasun, Han Hanedanı Tarihi Hsiung-nu (Hun) Monografisi. Ankara: TTK Yayınları, 2015, 2. s.

[5](受权发布)中国共产党中央委员会关于修改宪法部分内容的建议http://www.xinhuanet.com/2018-02/25/c_1122451187.htm

[6](受权发布)中国共产党中央委员会关于修改宪法部分内容的建议http://www.xinhuanet.com/2018-02/25/c_1122451187.htm

[7](受权发布)中国共产党中央委员会关于修改宪法部分内容的建议http://www.xinhuanet.com/2018-02/25/c_1122451187.htm

[8](受权发布)中国共产党中央委员会关于修改宪法部分内容的建议http://www.xinhuanet.com/2018-02/25/c_1122451187.htm

[9] 中华人民共和国宪法http://www.npc.gov.cn/npc/xinwen/node_505.htm

[10] (受权发布)中国共产党中央委员会关于修改宪法部分内容的建议http://www.xinhuanet.com/2018-02/25/c_1122451187.htm

[11] 王晨作关于《中华人民共和国宪法修正案(草案)》的说明(摘要)http://www.xinhuanet.com/2018-03/06/c_1122496003.htm