Londra’da Batı Balkanlar Zirvesi – MİSAK- Millî Strateji Araştırma Kurulu
MDM- Millî Strateji Araştırma Kurulu
MİSAK logo

_______13.07.2018_______

Londra’da Batı Balkanlar Zirvesi

Gözde Kılıç Yaşın

AB-Batı Balkanlar Zirvesi, İngiltere’nin ev sahipliğinde Londra’da 10 Temmuz 2018’de gerçekleştirildi. 6 Batı Balkan ülkesi liderleri ile yapılan zirveye Almanya, Avusturya, Hırvatistan, Yunanistan, Sırbistan, Slovakya’nın liderleri ile Avrupa Birliği (AB) Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini katıldı. Bu zirve, Almanya’nın inisiyatifiyle Berlin Süreci kapsamında 2014 yılından bu yana her yıl farklı AB başkentinde düzenlenen zirvelerin beşincisiydi. Zirvede  güvenlik endişeleri ön plandaydı. 2014 yılında kurulan Berlin Süreci, bölgede ekonomik entegrasyonun sağlanması, enerji ve ulaşım bağlantılarının geliştirilmesi ve sivil toplum ile gençler arasındaki bağlantıların kurulması konularında çalışmayı hedefliyordu.

Zirvede bölgenin refahı ile güvenliğine ilişkin konular ele alındı. Kapanış oturumunda İngiltere Başbakanı Theresa May, ülkesinin Mart 2019’da AB’den ayrılacağını ancak Batı Balkanları destekleme konusunda ve Avrupa genelinde güvenliğin iyileştirilmesinde şimdi olduğu gibi kararlı olacaklarını belirtti. May, konuşmasında,”Tarih, istikrarlı ve güvenli Batı Balkanlar bölgesinin daha istikrarlı ve güvenli bir Avrupa anlamına geldiğini gösteriyor” sözlerine yer verdi. Batı Balkanlar’ın refahının Avrupa’da herkes için öncelikli olması gerektiğini de vurguladı.

İngiltere Başbakanı May, Batı Balkanların bölgedeki kolektif güvenliği ve ekonomik istikrarı geliştirerek başarılı olmasına yardımcı olacak bir tedbir paketi açıkladı. Bu çerçevede May, ülkesinin organize suçlar ve terörle mücadeleye odaklanılabilmesi için Batı Balkan ülkelerine yaptığı yardımların 2020-2021 dönemine kadar yüzde 95 artışla 42 milyon sterlinden 80 milyon sterline (90 milyon Euro) çıkarılacağını duyurdu. Çatışma, Güvenlik ve İstikrar Fonu’ndan yapılan yardım, “Makedonya ve Karadağ’da kamu yönetiminin güçlendirilmesi”, “Kosova ve Arnavutluk’ta yargı reformunun teşvik edilmesi”, “Bosna Hersek ve Sırbistan’da iş ortamının desteklenmesi” , “bölge genelinde hukukun üstünlüğü ve demokrasinin kuvvetlendirilmesi” ve “ilköğretim çağındaki çocukların dijital beceriler kazanmasını sağlamak üzere” harcanacağını belirtti.

İngiltere’nin bölgeye dönük kalıcı taahhüdünü gösteren pakette ayrıca:

– Avusturya ve Norveç hükümetleriyle ortaklaşa düzenlenen Balkanlar Organize Suç Gözlemevi’nin başlatılması,

– Sırbistan ve Karadağ’daki siber güvenlik güçleri ve “Bilgisayar Acil Durum Müdahale Ekipleri” ile eğitim ve danışmanlık faaliyetlerine 1 milyon sterlin (yaklaşık 1,1 milyon Euro) yatırım yaparak bölgenin siber kapasitesinin iyileştirilmesi,

– Bölgedeki kolluk kuvvetlerinin ciddi ve organize suç ve terörle mücadelede daha kolay bilgi edinmesine yardımcı olacak Yasa Uygulamasında Bilgi Değişimi Prensipleri hakkında Ortak Deklarasyonun kabul edilmesi,

– Daha iyi bilgi alışverişi sağlamak üzere üst düzey Güvenlik Taahhütleri Yönlendirme Grubuna başkanlık etmek,

– Batı Balkanlar’da gençlere yönelik dijital beceri ve istihdam olanakları oluşturmaya yardımcı olmak için 10 milyon sterlin (11 milyon Euro) ayırmak,

– Bölgenin zorlu sorunlarının ele alınmasına yardımcı olmak için 1 milyon sterlin (1,1 milyon Euro) sağlanması da bulunuyor. (1 Sterlin = 1.13278 Euro)

Bunlara ek olarak Londra, Batı Balkanlar’daki güvenlik konularında çalışan ve çoğunlukla organize suç çeteleriyle mücadele eden Birleşik Krallık personelinin sayısını iki katına çıkarmayı taahhüt etti.

İngiltere Başbakanı May’ın açıkladığı paket programın daha barışçıl, refah ve demokratik Batı Balkanlar inşa etmeye yardımcı olması hedefleniyor. Balkanlarda gerçekleştirilecek organize suç ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelenin Birleşik Krallık sokaklarındaki yasadışı faaliyetlerin önlenmesine yardımcı olacağı düşünülüyor.

Üst düzey liderler Salı günü bir araya geldi ancak çeşitli Avrupa ülkelerinden gelen içişleri ve dışişleri bakanlarıyla zirve resmi olarak bir gün önce başlamıştı. İngiltere’nin Dışişleri Bakanı Boris Johnson dışişleri bakanlarının toplantısına ev sahipliği yapacaktı ancak görevinden istifa ettiği için toplantıya da katılmadı. Johnson, son Brexit planının, İngiltere’yi AB’nin bir sömürgesi olarak bırakacağını savunarak istifa etmişti. Yokluğunun Almanya Dışişleri Bakan Yardımcısı Michael Roth da dahil olmak üzere üst düzey delegeler tarafından not edildiği, bildirildi.

2014’den bu yana Almanya’nın inisiyatifiyle başlatılan ve 10 Temmuz’da Londra’da beşincisi gerçekleştirilen AB-Batı Balkanlar Zirvesi, Makedonya-Bulgaristan, Makedonya-Arnavutluk, Makedonya-Yunanistan, Yunanistan-Arnavutluk arasındaki sorunların çözümünde özellikle bu yıl ilerleme kaydedilmesini sağladı. Kosova-Sırbistan arasındaki görüşmeler de Berlin Süreci’nin bir parçası ve bu yıl o konuda da ilerleme kaydedilmesi hedefleniyor. Ekonomik yardım ve güçlü ticari bağlantılar sayesinde Brüksel, AB’ye katılmayı hedefleyen altı Batı Balkan ülkesinde etkili bir yönlendirme sağlayabiliyor. Berlin Süreci’nin parçası olan ülkelerdeki yorumlar, bu zirvelerin ve dolayısıyla Balkanlar artan AB etkisinin bölgedeki Rus ve Türk etkisinin yeniden canlanmasına ve Çin’den gelen ilginin artmasına da neden olduğu yönünde. Aslında tersten bakışla bu zirvelerin bir amacının da bölgede artan Rus ve Türk etkisini ve Çin ilgisini dizginlemek olduğu söylenebilir. Altı Balkan ülkesinin AB’ye katılımını kolaylaştırıcı direktif ve yönlendirmeleri neden AB’yi terkeden bir ülkede aldıkları ise ayrı bir konu.

 

       

Yazarın MİSAK'taki yazıları