Raif Efendi Baba: “Türkiye İslam Dünyasının Merkezidir” – MİSAK- Millî Strateji Araştırma Kurulu
MDM- Millî Strateji Araştırma Kurulu
MİSAK logo

Çağrı: Bize katılın

Millî Düşünce Merkezi ve MİSAK'ın yayıncılık takımına katılmak ister misiniz? Türk Milliyetçiliği için birlikte çalışacağımız amatör arkadaşlar arıyoruz. En gencinden emeklisine kadar. Tıklayın ve sitelerin neresinden tutabileceğinize karar verin.
-
_______21.11.2017_______

Raif Efendi Baba: “Türkiye İslam Dünyasının Merkezidir”

Hasip Saygılı

 

FSMVÜ öğretim üyesi Doç. Dr. Hasip Saygılı, Kosova Prizren Melami Tekkesinde Şeyh Raif Efendi Baba ile kültür meselelerimiz üzerine bir söyleşi yaptı.

Kosova’da Osmanlı sonrasında da dinî hayatın sosyal merkezleri olarak tekkeler yaşamaya devam etmiştir. Sinani, Halveti, Bektaşi, Melami, Kadiri gibi tekkeler varlıklarını sürdürmektedirler. 1999 yılındaki son Kosova Savaşı sonrası bu dergâhların Türkiye ile etkileşimlerinin kayda değer derecede arttığı bilinmektedir. Prizren Melami Tekkesi de yoğun kültür sanat faaliyetlerini sebatla sürdüren bir kurum olma niteliğini sürdürmektedir. Tekke 2014 yılından itibaren Raif [Vırmiça] Efendi Baba postnişinliğinde devam etmektedir.

Prizren Melamileri kendilerini üçüncü devre Melamiliğin kurucusu olarak bilinen Pir Seyyid Muhammed Nuru’l Arabî’nin temsilcisi olarak görmektedirler. Tekke 1858 yılında Recep Hulusî Efendi tarafından tesis edilmiştir. Osmanlı sonrası tekke külliyesinin önemli bir kısmının elden çıktığı bilinmektedir. Son senelerde Melami Tekkesi çevresinde Prizren Recep Hulusî Efendi Kültür ve Eğitim Vakfı kurulmuşturRaif Efendi Baba bu vakfın da başkanıdır.

Efendi Baba hukukçu, eğitimci, gazeteci, bir dönem siyasetçi [milletvekili] gibi çok yönlü bir şahsiyet olmasına rağmen 50 yıl boyunca sanat ve kültür faaliyetlerine ara vermemiştir. Saz ve ses sanatçısı, derlemeci, bestekâr olması yanında 25 kadar ciddi yayınlanmış kültür eserinin sahibidir. Bu eserler arasında Kosova Vakfiyeleri, El Yazmaları ve Kitabeleri; Kosova’da Osmanlı Mimari Eserleri ve Kosova Tekkeleri, Türbeleri sahasında başvuru kaynağı olarak bilinmektedir.                                                                    

 

Hoş göreceğiniz ümidiyle ilk sorumu sorayım. Tekke şeyhi olarak taç, hırka gibi bir kisveniz yok mu?

Melamilik Arapça “levm” sözcüğünden türemiştir. Kınanmak ve kınamak anlamını taşımaktadır. Melamiler paraya ve gösterişe düşkün olmayan kişilerdir. Bu yüzden Melamilikte taç, hırka, post, tek sözle kıyafet yoktur.  Melamilikte şeyh evladiye (babadan oğula) değil, erbabiye yani liyakat ve ehliyet esaslı olarak seçilir.

 

Melamiliğin benzer meşreplerden farkını nasıl izah edersiniz?

Tasavvuf derslerini alan ihvan (müritler) şeyhine mürşid derler. Mürşidlerinden keramet veya doğaüstü güçlere sahip olmasını beklemezler. Onlara göre mürşid sadece kapıyı gösterir, geri kalan sorumluluk öğrenciye (müride) aittir. Allah’ın her kişiye yakın olduğunu ve kişiyle Allah arasına mürşid de dâhil kimsenin giremeyeceğini savunurlar. Mürşid ne kadar bilgin ve erdemli olursa olsun, o da diğer insanlar gibi kuldur ve kula ait niteliklerle anılması gerekir.  Melamiler’e göre adab-erkâna boğulmuş zikir meclisleri, kıyafet ve törenlerle Allah’a ulaşmak mümkün değildir. Allah’a ulaşmak, ancak Hakk’a bağlanmak, cemiyet içinde yaşayarak halka hizmet etmek, tevazu ve aşkla gerçekleşir…

 

Prizren’deki tekkeler içinde bildiğim kadarıyla kültür eserleri üretenlerin başında sizin dergâhınız geliyor. Mevcut kültür eserlerini idame edenleri de elbette hayırla anıyoruz. Ama hafızalardan silinmek üzere olan besteleri derlemek, besteleri artık tamamen unutulmuş güftelere uygun makamlarda besteler yapmak gibi hizmetleriniz için biraz ayrıntı rica edebilir miyim?

2014 yılında Prizren Melami Tekkesi çerçevesinde “Recep Hulusi Efendi Kültür ve Eğitim Vakfı”nı kurduk.  Bu bağlamda bir görevimizi de icabında bir sanatçı – müzisyen olarak diğerleri arasında Prizren ve diğer Kosova tekkelerinde yaklaşık 150 yıldır okunan veya unutulmuş ilahileri dünden günümüze taşımak olarak gördük. Bu ilahilerin derlenmesi yanında, bugüne kadar hiç okunmayan yerli divan şairlerimizin bazı ilahilerine de beste yapmaya cüret ettik. Şükürler olsun bugüne kadar 60 civarında beste ve 200 civarında ilahi derlemesini tamamlama nasip oldu.

Derlediğimiz ilahilerin genelde kaynak yeri tekkemizdir. Tarafımızdan derlenen ilahilerin şekli, usulü, makamı ve diğer özellikleri maalesef anavatan Türkiye ve diğer kültür coğrafyamızda da bilinmiyordu. Bu yüzden derlemelerimizi, bestelerimizi kısa bir zaman içinde bir kitapta yayınlanmaya amaçlıyoruz Bu çalışma Kosova’da bir ilktir ve tekke müziğimizin yani ilahilerimizin de günlük hayatımızdan silinmemesi çabasıdır. Böylelikle bunca yıldır kültür hayatımızın bir ürünü olan ilahiler tekke törenlerimizde tatbik edilerek, tarihi kültür merkezimiz Prizren’in sanat dehası sergilenmeye devam edecektir. Dilimizden dinimize üzerinde yaşadığımız değerlerin taşıyıcısı olan kültürümüze bu şekilde mütevazı bir katkı sağlamakla kendimizi bahtiyar sayıyoruz.

 

İhvanla düzenli olarak yürüttüğünüz faaliyetler nelerdir?

Tekkemiz her gün sabah namazından sonra öğle namazına kadar açıktır. Bu esnada ihvanımız dışında her yerden, özellikle de Türkiye’den gelen çok sayıda ziyaretçilerimiz vardır. Gelenlere Melamilik veya tekkemizle ilgili malumatlar yanında soru cevap halinde diğer bilgileri de sunmaktayız. Bunun dışında gelenek haline gelmiş her cuma ve pazar günü ikindi namazından sonra akşam namazına kadar bu zaman diliminde, ihvan toplanır ve mürşidin (Şeyh’in) özel hazırladığı dini-tasavvuf konularını ihtiva eden sohbet gerçekleşir. Akabinde ilahiler eşliğinde zikir yapılır müteakiben de soru cevaplar gerçekleşir. Melâmîlikte tüm mânevî bağlar (zikir ve müşahede) doğrudan Allah ile kurulur.

 

Türkiye’deki Melamiler dışında varlığınız kimlerin ilgisini çekiyor?

Türkiye’nin her yerinden Van’dan Edirne’ye kadar çok sayıda gelen ziyaretçilerimiz vardır. Kitap, dergi veya internet sayfalarında her ne kadar Melamilikle bazı şeyler okumuşlarsa da okuduklarını bir Melami tekkesinde soruşturmak isteyen birçok kimse mevcuttur. Gelenler arasında Melamiliği yanlış bilenler de vardır. Biz gerçek Melamilikten konuşunca çoğunun hayranlık duyduğunu gördük. Japonya, Almanya, Fransa, Bosna Hersek, Sırbistan ve diğer başka ülkelerden de ziyaretçilerimiz vardır. Son yıllarda Kosova’da mevcut olan bütün tekkeler içinde Prizren Melami Tekkesinin yoğun ziyaretçi ilgisine muhatap olduğu bilinmektedir.

 

Efendim, Dün akşam Genç  Abdal’ın “Gaflet uykusunda Yatar Uyanmaz” rast ilahisini lütfedip icra buyurduğunuz  sazla ilgili biraz bilgi almak istesem… ( https://www.youtube.com/watch?v=92o4nBtk4sU&feature=youtu.be )

Hocam, kara düzen çalgısı Prizren şehrine mahsus bir halk çalgısıdır. Kara düzen veya gayrimüslimlerin ölü sandığına benzediği bu çalgı Prizren halkında “gâvur sandığı” olarak bilinmektedir. Prizren marangoz esnafı tarafından icat edilen bir Prizren müzik çalgısıdır. Yaklaşık bir metre uzunluğunda, dörtgen şeklinde olan gövdenin üç tarafı kapalı olup bir tarafı açıktır. Ses ve akustiğin (ses yansıması) oluşması için, başı odundandır ve orada çiviler koyulmuştur. Çalgının iki teli vardır. Perdeleri basit çelik telinden ibarettir. Perdelere basmak için, yani sesin çıkması için kaynanmış bir ağaçtan yapılı küçük değenek kullanılır. Kara düzen çalanın kucağına alınarak her makamda ilahi, türkü ve diğer müzikler çalınabilir.

Peki, Prizren’de Türk kültür hayatına tekrar nasıl döndü gâvur sandığımız?

İçinde bulunduğumuz yıl şehrimizde bu çalgının bir örneğini bulduk. Bu örneğe göre dün gördüğünüz sazı işinin ehli marangoz arkadaşımız Reşit Şekaci Bey ile beraber yaptık. Yarım yüzyıla yakın bir fasıladan sonra bu sazı yeniden çalmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

 

Bu özgün çalgı nerede muhafaza ediliyor, efendim?

Çalgı şu anda Prizren Melami Tekkesi’nde bulunmaktadır. Aynı çalgının bir diğer örneği de önemli bir kültür ve sanat merkezimiz olan Doğru Yol Türk Kültür ve Sanat Derneği’ndedir. Bazılarınca Prizren’de bu çalgıyı çalan yoktur denilmesine rağmen; biz bu çalgıyla gördüğünüz gibi her türlü türkü, şarkı, ilahi ve nefesi icra etmekteyiz.

 

Beni bağışlayın ama ihvanınızın tamamı emekli yaş grubundan. Şehir merkezinde sohbet ettiğim Türk gençlerinden faaliyetinizi duyana rast gelmedim. Bunun sonu nereye varır?

Bizi en çok düşündüren sorunlarımızdan biri de bizden sonra ne olacağıdır. Gençlerimizi tekkeye celp etmekte pek başarılı olamadık. Gelenleri de burada tutamadık. Sebeplerden birisi kendi değerlerimize yabancılaşma ise diğeri tekkede gençleri cezbedecek bilgisayarlı, internetli uygun mekânların yani çekici bir ortamın bulunmayışıdır. Tabii gençlerimizin aileye katkı sağlamak için hizmet sektöründe yoğun bir şekilde çalışma mecburiyetinde kalması ve ekonomik güçlükleri de dikkate almalıyız. Fırsat bulup tekkemizi genişletip yenileyebilirsek Prizren’de Türk kültür kanalları bizim nesil ile birlikte yok olmayacak meşaleyi yavrularımız teslim alacaklardır.

 

Anavatan kamuoyuna bir mesajınız var mı?

Anavatanımız bizim çarpan kalbimizdir. Allah saklasın o kalp değil durma, düzensiz atsa burada bizim kalbimiz durur ve bizler de zarar görürüz. Türkiye’deki siyasi görüş farklılıklarından kaynaklanan münaferete [birbirinden nefret etme]  çok üzülüyoruz. Bu çağda geleceğimizin teminatının nefretimizi sevgi ile değiştirmemize bağlı olduğu kanaatindeyiz.  Çünkü anavatanımız Türkiye şu andaki durumuyla İslam dünyasının velinimeti ve merkezi sayılmaktadır. Bu şuur gözden ırak tutulmamalıdır.

 

       

Yazarın MİSAK'taki yazıları