Türkiye Türkleri’nin etnografik tasnifi- Yazan: Ziya Gökalp – MİSAK- Millî Strateji Araştırma Kurulu
MDM- Millî Strateji Araştırma Kurulu
MİSAK logo

_______13.09.2018_______

Türkiye Türkleri’nin etnografik tasnifi- Yazan: Ziya Gökalp

MİSAK Editörü

Ziya Gökalp’in bu unutulmuş makalesini Türkolog Dr. Ferhat Tamir, yazarımız Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun’a, o da bize gönderdi. Makale 1923’teki ilk yayınından sonra 1974’te Ziya Gökalp Derneği tarafından şu notla tekrar yayınlanmış: Not : Bu makale Antep’i ziyaretlerinde Ziya Gökalp merhum tarafından Gazisancak gazetesi için yazılmış ve bu gazetenin 2 Nisan 1923 tarih ve 118 sayılı nüsha­sında neşredilmiştir.” 1974 tarihli yayını resimde görüyorsunuz. Gökalp’in kullandığı yazım kurallarını mümkün mertebe aksettirmeğe çalıştık.  

Türkiye’deki Türklerin hepsi Oğuz uruğundandır. Oğuzlar Tür­kiye’ye muhtelif zamanlarda üç büyük göç halinde geldiler. Birinci göç, Selçukîlerle beraber gelen Oğuzlardır. Bunlara, Kınık Oğuzları diyebiliriz; çünkü Selçukî hanedanı Kınık boyundandı. Bu Oğuzlar saltanattan başka, Artukîler, Atabekler, Yenaloğullan, Danişmendliler, Mengüçoğullan gibi birçok hükümetler kurdular.  

İkinci göç, Celâleddin Harzemşahla beraber gelen Salur Oğuzları’dır. Salur hanedanı Kâşgar’da Hakaniye Devleti’ni tesis etmişlerdi. Selçuk bu hükümetin subaşısı iken başındaki «Yabgu» yani «İlbeyi» ile bozuştuğundan, Oğuzların bir kısmile Salur Oğuzlarından ayrıl­mıştı. Kara Hatayların Kâşğarı istilâ etmeleri üzerine, Salur Oğuzla­rı, Harzem ülkesine göç ettiler. Cengiz istilâsı başlayınca, Celâleddin Harzemşahla beraber garba geldiler. Celâl’in şehadetinden sonra her tarafa dağıldılar. 

Kanıklılar, Kalaçlar, Karakeçi, Bucak, Bayır, İlbeyi, Sarılar, Te­keler, Çavdarlar, Karamanlar, Karakalpaklar ve hatta Osmanlıların ecdadı olan Kayılar bu göçe mensupturlar. Bunlar da Osmanlı Dev­leti’nden başka, Aydınoğulları, Ramazanoğulları, Hamidoğulları, Dulkadirler gibi müteaddit hükümetler vücuda getirdiler. Harzem ülkesinde hâlâ Kayı, Salur, Çavdar, Teke, Sanlar, Karamanlar, Karâkalpaklardan iller ve boylar mevcuttur. 

Üçüncü göç, Şarki İran’ın Farap kışlağında ve Karacuk yaylağında yaşayan Oğuzlardır. Bunlar da İlhaniler devrinde garbe göç ettiler. Korkut Ata Kitabı bu ile mensuptur. Bu Oğuzların başında, Bayındır boyuna mensup bir han vardı. Bu hanlardan Akkoyunlu Devleti doğdu. Tâbilerinden de Karakoyunlu Devleti vûcudâ geldi. Korkut Ata Kitabı’nın son Oğuznamesi, bu Oğuzların iki kolunu teş­kil eden Üçoklar’la Bozoklar’ın münazaasını gösteriyor. Bu vaka üze­rine Bozoklar’ın Bayındır hanedanından uzak yaşadığı bazı izlerden anlaşılıyor. 

Bugün memleketimizde Türkmen adını taşıyanlar, bilhassa bu Bayındır Oğuzları’nın Bozoklarıdır. Çünkü bunlar hükümet teşkil etmeyerek şimdiye kadar hep «il» hayatı yaşadılar. Hükümet teşkil edip şehirlerde oturanlar «Türk» adını aldıkları halde, bunlar eski «Türkmen» unvanlarını muhafaza ettiler. Anâdolu’daki Salur Oğuzlarının göçebeleri «Yürük» unvanile bunlardan tefrik olunmaktadır. 

Bu üçüncü göçe ait Bozoklar, Yozgat, sancağına «Bozok» unvanını veren Oğuzlardır. Bunlardan Afşar boyu Aziziye ve Konya taraflarında otururlar (İran’daki Afşarlar Nadir Şah zamanında bir hükümet de teşkil etmişlerdi). 

Döğer boyu Rakka‘da yaşar. Urfa’daki Döğerler, Türkçeyi unutmuşlardır. Beğdili boyu, Bozok Türkmenlerinin en çok olan kısmıdır. Türkmen Culabı’nda, Carabulus’ta bulundukları gibi, Urfa’daki Badıllılar da bunların birer şubesidir. Diyarbekir’in Karacadağı’nda yaşayan Terkan aşireti, Türkçeyi unutmasına rağmen, Beğdili boyundan olduklarını hâlâ unutmamışlardır. Diyarbekir civarında bir Türk­men nahiyesi vardır ki köylerinden yalnız on kadarı Türkçeyi mu­hafaza etmiştir. Bunlar da Beğdili boyundan olduklarını iddia ediyorlar.

Suruç’taki Barazan ve Mardin ‘deki Dahilcan (Kalaçlar) aşiret­lerinde de «Badilli» namını taşıyan oymaklar mevcuttur. 

Beğdili boyu müteaddit oymaklara ayrılmıştır. Carabulus’tâki oymaklardan biri Karkın ismini taşıyor. 

Köylerden biri «Kayan: Kayı» ve ikisi «Bazır» isimlerini taşımak­tadır. Bu üç isim, Oğuz’un Bozok boylarından üçünün adlarıdır. Türkmen Culabı’nda Beğdililerin mukaddes tanıdıkları bir aile var­dır. Bu ailenin reisine «Budak Beyi» ve «Turhan Beyi» unvanları verilir. 

Beğdililerin müşterek reisi bu ocaktan ibarettir. Beğdililerin umumuna beylik eden başka bir hanedan daha varsa da şimdi münkariz olmuş, bugün hiç bir kudreti olmayan yalnız bir ferdi kalmıştır. Birecik’in Barakları, Musul’un Tela’fer Türkmenlerile Bayat Türkmenleri, İran’ın Kaşkayıtlarile Kaçarları, Akdeniz sahilinin Varsakları da bu üçüncü göçe mensuptur. Maamafih bu üç il, vaktiyle tek  Oğuz ilinden ayrıldıkları için aralarında hiç bir fark yoktur.

       

Yazarın MİSAK'taki yazıları